Kelimeleri Çalınan Şair [Utku Özmakas]



kampfplatz 3:7

Ekim 2014






Attilâ İlhan’ın vefatından beri şiirin/şairin gazetelerin ana sayfasına taşındığını görmemiştik. Eh, zaten İlhan’ınki de şiirinden dolayı değildi pek; ama kısa süre önce “şair” yeniden gazetelerin birinci sayfasına taşındı, internet sitelerinde kuvvetsiz ama cafcaflı “flaş” atkısını boynuna takmış bir haber olarak gözler önünde yerini aldı: “Şair ve yazar Bejan Matur’un Cihangir’deki evine giren kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, yayımlanmamış eserleriyle arşivini, sakladığı iki hard diskini ve çeşitli eşyalarını çalarak kayıplara karıştı. Matur, hırsızlara ‘Lütfen şiirlerimi geri ver’ diye seslendi. Twitter hesabından olayı duyuran Bejan Matur, ‘Evime girip bilgisayar hard diskleri çalan hırsız, lütfen şiirlerimi geri ver. Onlar senin değil yayımlanmasını bekleyen okurun...’ diye çağrıda bulundu.”

Matur, şiir kitaplarının bin bile satmadığı bir ülkede, kitaplarını önce Avesta ve Metis gibi “sol” eğilimli, sonra da Timaş gibi “sağ” eğilimli bir yayınevinden yeniden basacak kadar “başarılı” bir şair. Biraz homojenleştirme riskine girersek, ideolojik olarak taban tabana zıt olan yayınevlerinin okuruna “seslenebilecek” bir şiir yazmak her şairin harcı olmasa gerek! Bu arada şiirlerine bir de söyleşi kitabı ekledi. Gülen Cemaati’nin Elif Şafak’ın arkasına yedeklediği Matur, Dağın Ardına Bakmak başlıklı bu garabette, “eve dönüş” bataklığının müstekreh anlayışını günümüze aşılamaya kalkmakla kalmadı; üstüne üstlük devletin seksen yıllık Kürtlük ezberine “içeriden” bir kez daha su taşıdı. Bu kitap nedeniyle Nazlı Ilıcak’ın övgüsüne mazhar olma ayıbı da yetmedi Matur’a.“Makbul” olmayı sözcüğün yanına eklenen her adla birlikte üstüne almaya dünden hazır olan “şair ve yazar”, yeri geldiğinde sahibinin sesi olmaktan da zerre imtina etmedi. Mesela, Ayın Büyüttüğü Oğullar’daki “Kardeşlik eski bir masalın bilgisinde kaldı/Kardeşlik acımaydı” dizelerinin hatırına “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”ne en azından eleştirel yaklaşmasını beklediğimiz “şair”, “Bu toplumun kodlarında o kardeşlik var çünkü” (“Açılım, DTP ve Sokaklar”, Zaman, 9 Aralık 2009) diyecek kadar Başbakan’ın ağzından konuşmaya hazırdı. “Kelimeleri” konusundaki feveranı, samimiyetini işte bu noktada yitiriyor.


Matur, 2 Haziran tarihli twit’inde şöyle demişti: “başka şeyler de çalındı elbette ama benim için değerli olan tek şey kelimelerim…”  Bir dakika! Kendisi hatırlamıyor ama memleketin bugün dış politikada girdiği bataklığın bir numaralı müsebbibi olan Ahmet Davutoğlu’na, Berfo Ana’yı dinlediği için Başbakan’ın “dinleyen hali”ne övgüler düzen Matur kelimelerini hegemonyaya kaptıralı çok oldu.