Ölü Canlar [Can Kaya]

kampfplatz 2:6

Haziran 2014





Bölünmüşlüğün, ayrı dertlerin, ayrı dünyaların fotoğrafı bu.

Sol yanımız can derdine düşmüş. Sağ yandaki ise canları diri diri toprağa gömmek pahasına cebini doldurmanın.

Sol yanımız bir saatine beş lira almış o cehenneme girmek için; sağ taraftakiyse cehenneme girenlerin hayatı pahasına gerekli önlemleri almayarak ayakkabı kutularını doldurmuş, taşeronun önünü açmış, kuralsızlığı kural eylemiş.

Sol yanımız kapkara yüzleri ve ışıl ışıl gözleriyle bakarken bir çiçeğin her rengine binbir zevkle; sağdaki siyah-beyaza çevirmeye kalkmış ülkeyi, canım yeşile tercih etmiş gri betonu.

Sol yanımız can derdine düşmüş, sağ taraftakiyse bilmem kaç bin liralık elbisesine çamur sıçramasın diye bir adım geriye.

Sol yanımız ölen, sağ taraftaki öldüren.

Yaralı bir işçi, az önce çıkmış yerin altından, yürüyemiyor, arkadaşları girmiş omzuna. Gözyaşları kapkara yüzlerden yol yol ilerliyor. “Yine gireceğim, başka çarem yok” diyor. “Bankaya kredi borcum var.”

Ve soruyor: “Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin.”

Yediğinle, içtiğinle tertemizsin sen güzel kardeşim. Onurunla, erdeminle, terinle, yüzüne yapışan tozunla, toprağınla, sol memenin altındaki cevahirle…

Asıl seni toprağın altına diri diri gömenlerdir bu ülkeyi kirletenler.